YASEMİN PENSİON
Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web




200 yıllık Olympos aslında Korikos'muş Selma KUNAR / ANTALYA (DHA)
Antik çağın en önemli kentlerinden biri olan ve 200 yıldır Olympos olarak bilinen kentin aslında Korikos kenti olduğu ortaya çıktı. Gerçek Olympos'un ise Korikos'a yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta Musa Dağı eteklerindeki kalıntılar olduğu anlaşıldı. Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sencer Şahin ve ekibinin antik Patara'daki yazıtlar üzerinde yaptığı araştırmalar, tarihteki bazı hataları ortaya çıkardı. Prof. Şahin ve ekibi, Patara kazılarında çıkan yazıtlar üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, Antalya kent merkezine yaklaşık 80 kilometre mesafede, Kemer-Kumluca ilçeleri arasındaki Çıralı Koyu'nda bulunan ve bugüne kadar Olympos olarak bilinen kentin aslında antik Korikos kenti olduğu anlaşıldı. Prof. Şahin, ‘‘M.Ö. 40'lı yıllara ait ‘Stadiasmus' adlı yol anıtının üstünde tüm Likya kentleri arasındaki mesafeleri gösteren bir yazıt var. Yol tariflerinde Olympos, Musa Dağı eteklerinde yer alıyor. Bugüne kadar Olympos olarak bilinen kentin ise Korikos olduğu ortaya çıkıyor’’ dedi. Prof. Şahin, sözlerine şöyle devam etti: ROMALILAR SALDIRDI ‘‘Uzun süredir yaptığımız araştırma sonucu, yazıtlar ve tarihi bilgilere göre Musa Dağı'nda bulunan Olympos kenti, MÖ 75 yılında Romalıların saldırısına uğramış. Halkı köleleştirilmiş. Arazileri ellerinden alınmış. Yaşanan bu büyük bozgun karşısında halkın büyük bölümü, bugünkü Olympos kentinin bulunduğu yere taşınmış. Taşındıkları kente de Olympos değil, Korikos adını vermişler.’’ KORİKOS BİLİNMİYORDU Patara kazılarında bulunan ‘‘Stadiasmus’’ yol anıtında yer alan bilgilere göre bölgede 70’e yakın Likya kenti bulunduğunu belirten Prof. Şahin, Korikos kentinin de bu isim listesinde yer aldığını söyledi. Prof. Şahin, yıllarca Korikos'un ne olduğu ile ilgili bir bilginin bulunamadığını vurgulayarak şunları söyledi: ‘‘Anıtta yer alan Korikos, bir nehir mi, dağ mı, liman mı bilinmiyordu. Ayrıca Olympos adında bir kent bu anıtta yer almıyordu. Yaptığımız araştırma sonucu, yol anıtında yer alan Korikos'un küçük bir liman kenti olduğunu ve bugüne kadar Olympos olarak bilinip adlandırıldığını ortaya çıkardık. Böylelikle 200 yıldır Olympos olduğu sanılan kentin aslında Korikos adında bir kent olduğu anlaşıldı.’’ Korikos antik kentinde Helenistik değil, Roma ve Bizans kalıntıları bulunduğunu belirten Prof. Şahin, Helenistik kalıntıların gerçek Olympos olan Musa Dağı'ndaki kentte olduğunu söyledi. Aralık 2002

Olympos'a bir saatlik mesafedeki yanartaşın mitolojik öyküsü şöyledir: Yunanistan'a bağlı Argos'ta, Bellerophontes adlı tanrısal güzellikte bir delikanlı yaşarmış. Uçan at Pegasos'a sahip olmayı çok istediğinden dağ bayır damadan günlerce Pegasos'un peşinden koşturmuş ama muvaffak olamamış. Birgün tanrılar rüyasında uçan ata nasıl sahip olabileceğini bildirmişler. O da tanrıların istediği şekilde atın su içtiği bir anda kendine verilen altın gemle ata sahip olmayı başarmıştır. Ancak Bellerophontes birgün yanlışlıkla birisini öldürür. Bundan dolayı Argos'tan ayrılıp Tiryns kralı Proitos'un sarayına sığınır. Kraliçe bu yakışıklı gence çok geçmeden aşık olur. Onunla sevişmek ister. Fakat Bellerophontes konuk olduğu evin sahibine saygısızlık etmek istemez ve kraliçenin arzusunu geri çevirir. Kraliçe de kocasına yalan söyleyerek gencin kendisinin zorla koynuna girmek istediğini ileri sürerek ondan intikam almak ister. Kral öfkelenir ise de konuğunu öldürmek istemez ve onu öldürtmek için kayınbabası olan Lykia kralına bir mektupla birlikte gönderir. Bellerophontes Lykia'ya ulaşır. Kral onu Xanthos nehri yakınında karşılar ve dokuz gün misafir eder. Dokuzuncu günde damadının gönderdiği mektubu alır ve öldürülmesi gerektiğini anlar. Ancak o da öldüremez ve Khimaira'nın öldürmesini ister. Böylece ondan kurtulmayı düşünmüştür. Khimaira önü arslan arkası yılan, ortası keçi olan ve ağzından alevler saçan garip bir yaratıktır. Bellerophontes tanrıların isteği ve kanatlı atı Pegasos sayesinde Khimaira'yı yere serer. Kral, Bellerophonhes'e daha birçok zor işler vermişse de o hepsinin hakkından gelmiştir. Bunun üzerine kral onun tanrı soyundan geldiğine inanarak ona birçok armağanlar verir ve kızıyla evlendirir. Bellerophontes Poseidon soyundan gelmektedir. Bu evlilikten üç çocuğu olur, bunlardan kızı Laodameia, Zeus ile sevişir ve bu sevişmeden Sarpedon doğar. Sarpedon büyüyünce Lykia kralı olur. Troya savaşına katılır. Ben ta uzaklardan geldim yardıma Anaforlu Xanthos'tan geldim, uzak Lykia'dan..... diyerek savaşta geri kalanlara çıkışır ve birçok kahramanlık gösterdikten sonra Akhilleus'un silahlarıyla savaşan Patroklos tarafından öldürülür. Son nefesini verirken de vazifesini Glaukos'a devrederek ölür. Zeus oğlunun ölüsünü Lykia'ya götürmesi için Apollon'a emir verir. İşte böylece yer altı yaratıklarından Typhon ile Ekhidna'nın birleşmesinden doğan Khimaira, bugün Çıralı ve Yanartaş denilen Olympos'tan görülen dağda yaşarmış. Belerophontes'in uçan atı Pegasos'a binerek öldürdüğü Khimaira son nefesini verirken bile ağzından alevler çıkıyormuş. Bugün tabii gazların kayalar arasından çıkıp yanması işte bu efsane ile birleştirilir. Çıralı Çıralı, Caretta’ların kumsalına yumurta bıraktığı, Antik Olimpos kentinin yanında bulunan bir köydür. Pekçok endemik bitkinin bulunduğu sahil kumulları ve bölge, doğal sit alanı durumunda. Çıralı’da doğal yapıyı bozmayacak şekilde pansiyon ve çeşitli tesisler bulunuyor. Çevre gezilerine meraklı olanlar için Çıralı’ya komşu koylar mevcut. Bunlar arasında Porto Ceneviz ve Sazak koyları en çok gidilenler arasında yer alıyor. Bu koylara Olimpos Sahili’nden 10:00 – 10:30 saatlerinde kalkan kişi başı 20 milyon TL ücretli tekne turları yapılıyor. Doğa yürüyüşleri yapmak isterseniz iki seçeneğiniz bulunuyor: Birincisi, Likya Yolu’nun devamı olan 25 km.’lik ve Tekirova’ya kadar uzanan yol. İkinci alternatif ise Çıralı Sahili’ne 3 km. kala araçların park edilip dere geçilen, orman içindeki iki saatlik yürüyüş. Bu yürüyüş sonunda Ulupınar’dan gelen derenin oluşturduğu gölcüklerde yüzüp serinleyebilirsiniz. Chimera (Yanartaş) Çıralı Plajı’nın yaklaşık 300 metre yukarısında yer alır. Mitolojiye göre Likya'lı Kahraman Bellerophon kanatlı atı Pegasos'un sırtında ağzından ateş püskürten canavar Kimera ile savaşmış ve onu burada öldürmüştür. Yöresel inanışa göre canavarın ağzından çıkan ateş bugün hala yanmaktadır. Gerçekte ise bu ateş bir doğalgaz kaynağının çatlaklardan yeryüzüne çıkmasıyla oluşur. Ulupınar Ulupınar bu bölgenin doğal kliması olarak biliniyor. Çıralı’da 40°C olan sıcaklık burada 25°C’ye iniyor. Ulu çınar ağaçlarının altında yazın kavurucu sıcağından kaçarak kendinizi buz gibi sulara atabileceğiniz cennetten bir köşe Ulupınar.

Tr100.com ARAMA.CC